Bu Blogda Ara

İzleyiciler

Sayfalar

Pendik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pendik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2012 Çarşamba

Lavanta / Lavender







LAVENDER;
                      A story about scent...


Wriggling out of the melancholy of the color purple towards blue, lavender creates many simultaneous images that evoke the feelings of happiness mixed with serendipity and robustness, with gentlemen of İstanbul wearing low shoes frequently splashing the essence of its cologne with their tailored suits and the nostalgie of clean bedsheets as well as the smell of spring in the chest of drawers. If we had to choose a venue in İstanbul, this would not be anywhere else by İstiklal Caddesi where citizens of İstanbul are accustomed to catching its scent on the sidewalks for over a century. Overpowered by the lavender scent which has wafted up through these sentences, we quote from M.Proust here: ’Before leaving us to our experiments that cause heartache, let’s get a little more acquainted with this this head-turning plant by strolling along the dusty paths of history. 


The awareness of lavender, which has been shown amongst the favorites in the world of spices for hundreds of years, is nearly as old as mankind has existed on the planet. Records prove that lavender has been utilized as a plant and spice for more than 2,500 years. So, before we take you on a 2,500-year journey, we are providing you with a recipe for a tea that will rid you tiredness. In order to prepare this tea, you will need to add 1 ½ teaspoons of lavender petals to a glass of hot water and wait five minutes while it brews. Later, you’ll need to stretch out on a really comfortable chair, sweeten this beverage with as much honey as you wish to make it even more pleasurable. The stress created by the day’s tiredness and the city tempo will fly off your body, thanks to this delightful beverage. 

LAVANTA;
                  Bir Esansın Hikâyesi 

Maviye çalan mor renginin melankolikliğinden sıyrılıp, kokusu burnumuza her çalındığında huzur ve dinginlikle karışık bir mutluluk hissi uyandıran, çekmecelerdeki baharın esintisi, temiz çarşafların nostaljisi ve bir zamanlar İstanbul’unun tayyörlü hanımefendileriyle, iskarpinli beyefendilerinin müdavimi olduğu kolonyanın esansı gibi zihnimizde pek çok imgelemi aynı anda yaratan lavantaya, İstanbul’da bir mekan seçecek olsaydık; o yer hiç şüphesiz İstanbulluların yüz yılı aşkın bir süredir kaldırımlarında rayihasını duymaya alışık olduğu İstiklal Caddesi’nden başka bir yer olamazdı. Lavanta kokusunun bulandığı bu satırların etkisi altında M.Proust’un tabiriyle yüreğimizi sızlatan deneyimlerimize kendimizi bırakmadan önce, bu baş döndürücü bitkiyi tarihin tozlu patikalarında dolaşarak biraz daha yakından tanıyalım.

Yüzyıllardır baharatlar dünyasında favoriler arasında gösterilen lavantanın bilinirliği, neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. Kayıtlar, lavantanın 2500 yıldan fazla bir zamandır bitki ve baharat olarak kullanıldığını kanıtlıyor. İşte sizi bu 2500 yıllık yolculuğa çıkarmadan önce yorgunluğunuza iyi gelecek bir çay tarifini şimdiden veriyoruz. Bu çayı hazırlamak için, 1 ½ çay kaşığı lavanta çiçeğini 1 su bardağı dolusu sıcak suya ilave edip üzeri kapalı olarak 5 dakika demlendirmeniz yeterli olacaktır. Daha sonra yapacağınız tek şey rahat bir koltuğa uzanıp, bu içeceği dilediğiniz kadar balla tatlandırarak içime hazır bir keyif haline getirmek. Günün yorgunluğunu ve şehrin temposunun yarattığı stres, bu keyifli içecek sayesinde bedeninizden uçup gidecektir.